Bize Ulaşın

0 532 799 78 18
0 212 555 94 94

KYSD Ek İthalat Vergisi Yeniden Değerlendirilmeli

Geçtiğimiz ay yürürlüğe giren ve aksesuarcılarımızı da doğrudan ilgilendiren ek ithalat vergisi, sektörün gündeminde ilk sıraya yerleşti. Konuyla ilgili olarak girişimlerde bulunan KYSD yönetimi ve Başkanı Murat Özpehlivan, İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz’e yazdığı mektupla doğal düğme üretiminde kullanılan bufalo boynuzu, kokonat, korozo ve kemik gibi ülkemizde bulunmayan ham maddelerin yanı sıra, fermuar ve akmaz kumaş ithalatına uygulanan ek gümrük vergilerinin yeniden gözden geçirilmesini talep etti. Murat Özpehlivan’ın bu gelişmelerle ilgili görüşlerine, Dünya Gazetesi yazarı Vahap Munyar köşesinde de yer verdi. Öte yandan Özpehlivan 13 Mayıs 2020 tarihinde Ali Çağatay tarafından Bloomberg HT TV’de sunulan ana haber bültenine de konuk oldu. KYSD Başkanı İTKİB’e gönderdiği mektupta ile basılı ve görsel medyada yer alan haberlerde, ek vergilerin yeniden gözen gözden geçirilmesini talep ederek, şu konulara değindi:

Doğrudan ve Dolaylı İhracat Yapıyoruz

Konfeksiyon yan saniyinin doğrudan ve dolaylı olarak ihracat yaptığını ve tamamlayıcı bir sektör olduğunun altını çizen Özpevlivan “Konfeksiyon yan sanayi, kumaş ve işçilik dışında hazır giyim sektörünün tüm ürünlerini sağlayan bir sektör. Sektörümüz, düğme, fermuar, vatka, tela, astar, etiket ve kapitone gibi tamamlayıcı ürünleri kapsıyor.  Hem doğrudan ihracat yapan, hem de hazır giyim sektörü üzerinden dolaylı ihracat yapan bir sektörüz.  Bu dış ticaret yapımızla doğrudan 500 milyon, dolaylı olarak da 2 milyar dolarlık bir ihracat gerçekleştiriyoruz.  İstihdam olarak da yaklaşık 150 bin çalışanımız bulunuyor” dedi.  
 
Doğal Düğme ve Yıkama Talimatı Hammaddesi Ülkemizde Üretilmiyor                               

Ek ithalat vergisinin her sektör üzerinde farkı etkiler oluşturduğunu ifade eden Murat Özpehlivan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İthalata uygulanmaya başlanan ek vergilerde üç tane kıstası baz almak gerekiyor. Bunlardan ilki, ürünün Türkiye’de üretilebilirliği ile ilgili. İkincisi rekabet edebilir olması. Üçüncüsü ise talebe cevap verebilir olması.  Bizim alt sektörlerimize baktığımızda hepsinde farklı kondisyonlar olduğunu görüyoruz.  Örneğin düğme sektörümüze baktığımızda uzun yıllardır dünyada ilk üçün içindeyiz.  Ancak ithalata getirilen son ek vergilerle korozo, kokonat ve boynuz gibi ithal hammadde ile üretilen düğmelere de yüzde 50 civarında ek vergi gelmiş oldu. Bu hammaddelerin ülkemizde imalatı yok. Düğme imalatçılarımız bu hammaddeleri ülkemizde bulamayacağı için bu konunun yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Diğer bir konu ise elbiselerin yıkama talimatlarında kullanılan Japon Akmaz, Avrupa Akmaz  selefon gibi malzemelere getirilen ek vergi. Bu ürünlerinde ülkemizde imalatı yok yada çok sınırlı. Ülkemizde üretimi sınırlı olan ürünlere uygulanan ek vergi, sektör ihracatını olumsuz etkileyecek. 
 
Fermuar Hammaddesine Kilo Bazlı Vergi Uygulanmalı

Öte yandan fermuarda hammaddeye ek vergi konulmasına itirazımız yok. Formülüne itirazımız var. Özellikle naylon fermuar üretimi için gerekli olan petrokimya hammadde üretimi için ülkemizde yatırım olanağı ortaya çıkıyor. EMR Fermuar olarak da bu alanda bir yatırıma yöneldik. Naylon ve adi metal fermuar şerit halinde gelir. Burda kesip elbisede kullanılacak boyutta işleriz. Fermuara getirilen ek vergi bitmiş ürün bazlı değil kilo bazında belirlenmeli. Böylece kaçakçılık önlenir ve sektörümüz yurtdışında rekabet avantajı elde eder.
 
Tela İthalatına Vergi Getirilmeli

Derneğimiz üyesi 14 firma tela imalatı yapıp, 6 bin kişilik istihdam yaratıyorlar. Yatırım sayısı az ancak köklü firmaların yer aldığı tela sektöründe imalatçılarımız ithalat nedeniyle zorlanıyorlar. O nedenle telada kaldırılan ek vergi geri getirilmesini ve bazı tela kalemlerindeki referans fiyatlarının da artırılmasını talep etmekteyiz.”   
 
Sektörümüz Ön Plana Çıkarılmalı                                           

Konfeksiyon yan sanayi gibi stratejik sektörlerin ön plana çıkarılması gerektiğini ve pandemi dönemde herkese büyük görev düştüğünü vurgulayan Özpehlivan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Sektörümüzün ürünlerini Doğu Avrupa ve Kuzey Afrika gibi giyim imalatı yapılan ülkelere götürdüğümüzde ekonomimize büyük katkıda bulunduğunu görüyoruz.  Biz sektör olarak birçok küresel markaya onaylı hizmet veriyoruz. Son dönemde yaşanan salgın nedeniyle ülkemize verilen siparişlerde azalma oldu. Satış ve tahsilat gibi konularda sorun yaşayan bu firmaların ayakta kalabilmesi normale dönmesi gerekiyor. Ancak bu durum, kısa vadede gerçekleşeceğe benzemiyor. Sektör olarak dünyada ilk üçteyiz ve Çin’e göre coğrafi, kalite ve fiyatlama açısından önemli avantajlara sahibiz. Birçok konfeksiyon yan sanayi firmamız, dünyaca ünlü fuarlarda ürünlerini tanıtıyorlar. Almanya ve İtalya’ya göre üretim maliyeti avantajına sahibiz. Sektörümüzdeki firmalarımız bu zorlu süreçte eleman çıkartmamak ve yatırımlarını ileriye taşımak için büyük çaba içindeler. Firmalarımızın finansal analizlerini iyi bir şekilde yapmaları gerekiyor. Üç ay sonra bu firmalar, işçilik ve vergi ödemelerini nasıl yapacaklarını iyi planlamalılar. Sürdürebilirlik adına akıllıca adımlar atmalıyız. Her zaman dediğimiz gibi Yan Sanayi Olmadan Tam Sanayi Olmaz..”